ARADIGINIZ HERŞEY BURDA!!!!

türk huyları

Sokrat ölüme mahkum edildiğinde, eşi:
- Haksız yere öldürülüyorsun, diye ağlamaya başlayınca, Sokrat:
- Ne yani, birde haklı yere mi öldürülseydim!


Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yaşayışı ve felsefesiyle ünlü filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbirşeyi olmayan kibirli bir adamla karşılaşır.
İkisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek mümkün değildir...
Mağrur zengin, hor gördüğü filozofa: "Ben bir serserinin önünden kenara çekilmem" der. Diyojen, kenara çekilerek gayet sakin şu karşılığı verir:
- Ben çekilirim!!


Meşhur bir filozofa:
- Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar fakirsiniz? diye sorulduğunda:
- Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan, demiş.


Dostlarından biri, Fransız kralı 15. Lui' ye:
- Majesteleri, akıl vergisi almayı hiç düşündünüz mü?
Hiç kimse budalalığı kabul etmeyeceğine göre, herkes böyle bir vergiyi seve seve öder. Kral, alaylı alaylı gülerek:
- Hakikatten enteresan bir fikir, cevabını vermiş. Bu buluşunuza karşılık, sizi akıl vergisinden muaf tutuyorum.


Kulaklarının büyüklüğü ile ünlü Galile' ye hasımlarınından biri:
- Efendim, kulaklarınız, bir insan için biraz büyük değil mi?
Galile:
- Doğru, demiş. Benim kulaklarım bir insan için biraz büyük ama, seninkiler de bir eşşeğe göre fazla küçük sayılmaz mı?


Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon' un bir muharebede tenkide kalkışıp parmağını harita üzerinde gezdirerek:
- Önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek ötesini zaptetmeliydiniz, gibi fikirler belirtmeye başlayınca, Napolyon:
- Evet, Onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım.


Bir toplantıda bir genç M. Akif küçük düşürmek için:
- Affedersiniz, siz veteriner misiniz? demiş.
M. Akif hiç istifini bozmadan şu cevabı vermiş:
- Evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?


İdam edilmek üzere olan bir mahkuma:
- Diyeceğin bir şey var mı? diye sorduklarında:
- Bu bana iyi bir ders oldu!!


Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ;
- Sen sır saklamayı bilir misin? diye sormuş. Vezir:
- Evet hünkarım, bilirim dediğinde, Yavuz cevabı yapıştırmış:
- Bende bilirim.


Sultan Alparslan 27 bin askeriyle bizans topraklarında ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip telaşla:
- 300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor, der.
Alparslan hiç önemsemeyerek şöyle der:
- Bizde onlara yaklaşıyoruz.


Bir filozofa sormuşlar: Şansa inanırmısınız?
Filozof: Evet, yoksa sevmediğim insanların başarısını neyle açıklardım...

laf sokmalar

Sokrat ölüme mahkum edildiğinde, eşi:
- Haksız yere öldürülüyorsun, diye ağlamaya başlayınca, Sokrat:
- Ne yani, birde haklı yere mi öldürülseydim!


Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yaşayışı ve felsefesiyle ünlü filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbirşeyi olmayan kibirli bir adamla karşılaşır.
İkisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek mümkün değildir...
Mağrur zengin, hor gördüğü filozofa: "Ben bir serserinin önünden kenara çekilmem" der. Diyojen, kenara çekilerek gayet sakin şu karşılığı verir:
- Ben çekilirim!!


Meşhur bir filozofa:
- Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar fakirsiniz? diye sorulduğunda:
- Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan, demiş.


Dostlarından biri, Fransız kralı 15. Lui' ye:
- Majesteleri, akıl vergisi almayı hiç düşündünüz mü?
Hiç kimse budalalığı kabul etmeyeceğine göre, herkes böyle bir vergiyi seve seve öder. Kral, alaylı alaylı gülerek:
- Hakikatten enteresan bir fikir, cevabını vermiş. Bu buluşunuza karşılık, sizi akıl vergisinden muaf tutuyorum.


Kulaklarının büyüklüğü ile ünlü Galile' ye hasımlarınından biri:
- Efendim, kulaklarınız, bir insan için biraz büyük değil mi?
Galile:
- Doğru, demiş. Benim kulaklarım bir insan için biraz büyük ama, seninkiler de bir eşşeğe göre fazla küçük sayılmaz mı?


Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon' un bir muharebede tenkide kalkışıp parmağını harita üzerinde gezdirerek:
- Önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek ötesini zaptetmeliydiniz, gibi fikirler belirtmeye başlayınca, Napolyon:
- Evet, Onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım.


Bir toplantıda bir genç M. Akif küçük düşürmek için:
- Affedersiniz, siz veteriner misiniz? demiş.
M. Akif hiç istifini bozmadan şu cevabı vermiş:
- Evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?


İdam edilmek üzere olan bir mahkuma:
- Diyeceğin bir şey var mı? diye sorduklarında:
- Bu bana iyi bir ders oldu!!


Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ;
- Sen sır saklamayı bilir misin? diye sormuş. Vezir:
- Evet hünkarım, bilirim dediğinde, Yavuz cevabı yapıştırmış:
- Bende bilirim.


Sultan Alparslan 27 bin askeriyle bizans topraklarında ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip telaşla:
- 300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor, der.
Alparslan hiç önemsemeyerek şöyle der:
- Bizde onlara yaklaşıyoruz.


Bir filozofa sormuşlar: Şansa inanırmısınız?
Filozof: Evet, yoksa sevmediğim insanların başarısını neyle açıklardım...

adamın 1 ri espirileri

Adamın ayakları kokmuş, elleri linyit.
Adamın biri dalmış, karısı da yaprak.
Adamın biri gülmüş, karısıda menekşe.
Adamın metresi varmış, karısının santimetresi.
Adamın gözü dalmış, burnu yaprak.
Adamın inadı tutmuş, bir türlü bırakmamış.
Adamın evi yanmış, odaları düz.
Adamın canı çıkmış, bi daha yerine takamamışlar.
Adamın canı sıkılmış, gevşetememişler.
Adamın biri yatmış , karısıda şilep
Adam karısına "inek" demiş, birlikte aşağı inmişler.
Adam aklını kurcalamış, bozulmuş.
Adam yalana yer yok demiş, yalan da ayakta kalmış.
Adam karısının yüzünde bakmamış, doksan dokuzuna bakmış.
Adam saat kaç demiş, saat de kaçmış.
Adam kafasını toplamış, burnunu bölmüş.
Adam bol keseden atmış, dar keseden eşşek.
Adam yazmış, karısı kış.
Adam donmuş, karısı fanila.
Adam almış, karısı mor.
Adam yaymış, karısı halter.
Adam basmış, karısı soprano.
Adam kazmış, karısı ördek.
Adam kurmuş, karısı döviz.
Adam bezmiş, karısı kumaş.
Adam çekmiş, karısı senet.
Adamın kahvesi taşmış, çayı kaya.
Adam kartmış, karısı mektup.
Adam satmış, karısı RTL.
Adamın birinin gözleri yaşlıymış , kulakları genç.
Adamın biri güneşte yandı , ayda düz.
Adamın biri yolda elli lira bulmuş ama ayaklı lira bulamamış.
Adamın birinin uykusu gelmiş içeri almamış.
Adamın birinin beli tutulmuş eli kaçmış.
Adamın birinin gözü şişti, burnu tığ.
Adamın biri televizyona çıkmış bir daha indirememişler.
Adamın biri tuvalete yapmış karısı da baloya gidememiş

kayahan ve karısı

Ne güzeldi değil mi yaşadıklarımız, ne güzeldi
Artık ne sen, ne de ben bulamayız o günleri
Bazen düşünüyorum da
Bende de yanlış şeyler vardı galiba diyorum
İkimiz de kıymetini bilemedik bir şeylerin
Hatırlar mısın akşam olur, mumlarımızı yakardık
Sen kokunu sürerdin, oda sen kokardı.
Olmadık şeylere güler, durup dururken ağlardık
Güzel havalarda sokaklara çıkardık
Bir de kar yağınca kartopu oynardık seninle
Sen iskambil kağıtlarından fal bakardın
İstediğin çıkmadığında kağıtları bir daha karadın
Çok kızardın sigara içtiğime
Ve içkime karışırdın, uzun uzun zararlarını anlatırdın bana
Ara sır rejim yapardın
Tartı bir doğru tartsa bir yanlış tartardı
Yani onunla da anlaşamazdın
Komşunun çocukları vardı, bizim kızla oynarlardı.
Çocuk bahçesine giderdiniz, ben televizyonda maça bakardım,
Ara sıra arkadaşlar gelir, sohbet ederdik
Şurdan buradan konuşurduk işte
Benim askerlik hatıraların seni doğum hikayelerin bitmezdi
İlk tanıştığımız günü hatırlar, gülerdik
Sen bana üstümde ne vardı diye sorardın
Ben de her seferinde hatırlamazdım, şimdi hatırlıyorum.
Kırmızı bir kazak , siyah bir etek, siyah çoraplar, kırmızı pabuçların
Ve bir perşembe günü saat 2’yi 4 geçiyordu.
İkimiz de önümüze bakmamıştık, çarpıştık önce
Sen “Pardon.” dedin, sonra ben yere düşen kitaplarını topladım
Göz göze geldik ve başladık
Film gibi yani
Son mektubunu dün aldım, teşekkür ederim
Ben sana yazmıştım. “Grip salgını var.” Demiştim
Bak yine gribe yakalanmışsın
Neyse geçmiş olsun.
Buralarda hava soğuk ama hasta falan değilim
Bu gözlüklerle başım dertte
Hayat işte yuvarlanıp gidiyoruz.
Hepinizi çok özledim

KARISI…

Ne iğrençti değil mi yaşadıklarımız, ne iğrençti…
Artık ne sen ne de ben bulamayız o kavgaları
Bazen düşünüyorum da senin gibi bir kazmayla nasıl evlenmişim?
Bilemedin benim kıymetimi
Hatırlar mısın? Akşam olur, elimde merdaneyle seni beklerdim kapıda
Işıkları kapatıp mumları söndürürdüm.
Sen içki kokardın, oda soğan kokardı
Olmadık şeylere güler kafana merdaneyi yiyince ağlardın
Güzel havalarda beni gezdirmezdin.
Bir de kar yağınca bana odun, kömür taşıtırdın
Sen at yarışı oynardın, altılıyı tutturamayınca beni döverdin.
Çok kızardım burnunu karıştırmana
Ve içkine karışırdım, çünkü leş leş kokardın.
Uzun uzun zararlarını anlatırdım sana, anlamazdın
Ara sıra rejim yapardın, koca göbeğin bir türlü erimezdi
Tartıyla bile anlaşamazdın
Komşunun çocukları vardı, onları da döverdin
Meyhaneye giderdin
Ben yine merdaneyle evde beklerdim
Ara sıra arkadaşlarımız gelir sohbet ederdik
Sen yine densiz densiz konuşurdun
Benim dayak anılarım, senin içki muhabbetin hiç bitmezdi.
İlk tanıştığımız günü hatırlar, ağlardık
Sen bana üstümde ne vardı diye sorardın
Üstündeki iğrenç kıyafeti hiç unutur muyum?
Yeşil bir kazak, kırmızı bir pantolon
Mor bir çorap, sarı molaris sandaletleri
Ve mayısın 13’ü
Sen yine sarhoşluktan önünü görmüyordun
Bana çarpmıştın
Her zamanki kabalığınla bir pardon bile demedin
Göz göze geldik ve işte o iğrenç an
Korku filmi gibi yani
Son mektubunu şimdi aldım. Sağol
Ben sana demiştim, uyuz salgını var diye
Bak yine uyuza yakalanmışsın
Neyse, hadi geçmiş olsun
Buralarda uyuz var ama ben yakalanmadım
Çünkü sen yoksun
Senin hatıralarınla başım dertte
Hayat yeni güzelleşti
İyi ki yoksun!!!

TÜRK olmak...

Aynı turizm şirketine ait iki otobüs, yolda karşılastı şoförler ellerini bırakıp birbirini selamladı 52 kişi öldü.
Bitlis

Asabi çoban ot yemeyen koyununu tüfeğin dipçiğiyle dövmeye başladı,tüfek ateş aldı çoban öldü.
Bitlis

Odun kesmek için ağaca çıkan çiftçi , Nasreddin hoca fıkrasındaki gibi bindiği dalı kesmeye başladı. Farkettiğinde iş işten geçmişti dalla birlikte yere çakıldı hastanede öldü.
Antalya

İki odayı yıkıp tek oda yapmak isteyen bir evsahibi , işi abarttı.Tek duvar için kazma yerine dinamit kullandı.Mahalleyi havaya uçurdu .yaralandı
Trabzon

Şaşkın köylü üç katlı evinin terasındaki kömürlükte buzağı beslemeye basladı.buzağı büyüdü ,250 kiloluk dev bir inek oldu.bulunduğu odaya sığmayan inek,3 katlı evden vinçle indirildi.
Izmir

Karadenizli iki kardeş , çatıdaki hurdaları satmak istedi.Ağabey çatıya çıktı,demir yığınlarını asağıdaki kardeşine atmaya basladı.kardeşi ise hepsini tuttu biri hariç: Buzdolabı...onun da altında kalıp ağır yaralandı. Hastanede,"hızlı attı tutamadım" dedi.
Izmir

Askerden yeni dönen genç dünya evine girdi.gerdek gecesi eşine askerlik anılarını anlatmaya başladı.bir ara kendini kaptırdı yanında getirdiği el bombasını gösterdi.bak "bunu çekince patlıyo dedi" ve pimi çekmiş oldu.yeni evli çift öldü.
Edirne

FORMULA1 TÜRKİYE KURALLARI

FORMULA1 TÜRKİYE KURALLARI
- Türk pilotlar araçlarının bagajlarında mangal bulunduramayacak.

- Otomobilde teyp ve anfi teşkilatı varsa söktürülecek, mini vantilatör, kafasını sallayan köpek ve dikiz aynalarında boş CD bulunduran pilotlar yarışa alınmayacak.

- Araçların arkasında yazılı bulunan "Canısı, Var Ya, Deli Yürek, Bir Doyamadım Bir de Sabah Uykusuna, Günahkar Sokakların Tövbekar Çocuğu Muhittin; O Şimdi Asker, Tertip İdris, Anan da sollardı" gibi ibareler acilen çıkartılacak.

- Pitstop anında (tamir bakım amaçlı kısa mola) teknik ekipten, "Usta gelmişken bir karbüratöre bakıver", ya da Diferansiyelden ses geliyor, alt takımlara el atıver" gibi taleplerde bulunulmayacak.

- Ülkemize gelen hiçbir yabancı pilotun arabasına yaklaşıp, "Usta kaç yapıyo bu?", "Bizim Almanya'daki kayınçoda bunun aynısından vardı", Bunların ikinci elleri kaça gidiyo hoca" gibi sorular sorulmayacak.

- Start verildiği anda arkadan Daaaaat" diye kornayla uyarı yapılmayacak.

- Yarış sırasında yabancı pilotlarla çarpışmak suretiyle kaza yapan pilotlarımızın, "Trafik gelmeden yerinden kıpırdatmam arabayı", ya da "Sana sanayiden tanıdık bi ustanın kartını vereyim, git ona yaptır, faturayı ben hallederim" gibi yaklaşımlar göstermelerine kati surette izin verilmeyecek.

- Yabancı sigara reklamlarıyla birlikte, milli menfaatler uyarınca, sigara ve içkilerin yanı sıra Vefa Bozacısı gibi reklamlar alınabilecek. Ancak, yarış sırasında kesinlikle çay sigara içilmeyecek.

- Cam silici çocuklar pistten uzak tutulacak.

- Yine startta bekleyen arabaların arasına, trafik tıkalı zanneden sucu, kağıt helvacı, simitçi gibi seyyar satıcıların girerek sürücülere satış yapması engellenecek.

- Piste kati surette hız engelleyici tümsek konmayacak.

- Pistin çevresinde büyük veya küçük baş hayvanların, sürücülerle virajı aldığında karşı karşıya gelmesine engel olunacak.

- Seyircilerin bir kaza anında piste fırlayıp, kazma, kürek ve levyelerle sürücüyü yaka paça arabadan çıkarmalarına engel olunacak.

- Pitstoplarda duran otomobillere kapkaççıların yaklaşmasına izin verilmeyecek.

- Starttan önce otomobillerin başında bekleyen Pist Bebeklerine "Yavrum hepsi senin mi?", "Bebek akşam boş musun?" gibi tacizlerde bulunanlar kesin diskalifiye edilecek.

- Otopark mafyasının, pistin etrafındaki 10 kilometre çapındaki alana girmesine kolluk kuvvetleri engel olacak.

maniler+18

Yat dedi yattım, aç dedi açtım, aletini çıkarıp soktu, işini bitirdiğinde kan gelmeye başladı, çok korkmuş ve acı çekiyordum; çünkü ilk kez diş çektiriyordum!

Her gün ağzına al, okşarcasına dudaklarının arasında gezdir, zevkin doruklarına ulaştığında daha da hızlan ve sonra macunu tükür, firçayı temizle diş sağlığına dikkat et.

İki uzaylı benzin istasyonuna gitmişler, biri benzin pompasını tutmuş dötüne sokmuş, diğeri ona şaşkın bir bakışla: "Bu yaptığın normal mi?"demiş. Diğeri ise:"Hayır kurşunsuz.".demiş.

Kocamandı, elimde tam olarak tutamıyordum, çok büyüktü, aşağı yukarı salladım tam fışkıracakken ağzıma dayayıp hepsini içtim coca-cola yı çok seviyorum.

Baba der ki:"Oğlum müjde sana iş buldum." Çocuk heyecanlanır:"Ne işi baba?" Baba cevaplar:"Aşağıdaki büfede yedigün vereceksin."

Bütün gece uğraştım bir türlü delinmedi, o kadar zorladım bana mısın demedi, sabret sevgilim şimdi olacak OOOOhhhhh, delindi, kulaklarına takabilirsin küpeni.

Sen sen ol kapı önünde aşk yapma, aşkın gözü kördür ama komşununki asla.

Cep telefonunuzun daha iyi çekmesi için dik pozisyonda üzerine oturunuz, biz buna "Cep To Göt" diyoruz. "Cep to Göt" .... da vardır. Belki birgün başkalarıda bu uygulamaya başlar, ne dersiniz hoş olmaz mı?

Dereceye girmek için çok çalıştı; ama hasta oldu derece ona girdi.

Dünyada iki şeyi sevdim; seni ve gülü, gülü sevdim dikeni battı, seni sevdim götün kalktı.

Elleriyle beyaz vücuduma ellediler, dudaklarıyla emdiler, ateşleriyle yaktılar, bilmem ne istediler benim gibi sigaradan.

Ey dağları taşları her şeyi yaratan rabbim, her şeye bir güzellik ayrı bir tat insanlara akıl, mantık, zeka dağıtırken bu mesaja mal mal bakan bu öküzü niye unuttun?

Ah kızım ah! Ben ne salağım; seni ne doktorlar, ne mühendisler istedi de vermedim. Üzülme anneciğim, ben hepsine verdim.

Boynuma sürterek göğüslerinin arasından, aşağıya, kalçamın yanına kadar getirip, yuvasına oturttum, çıkan şılak sesi bana güven veriyordu, sende emniyet kemeri tak

Devlet'i Osmani Ali'de terfi'i temayuzilim irfan ile olmaz .Ya olacak kuvvetli iltimas, ya olacak medeni haz ,ya da olacak delikle temas.

Sen bir afytabey-i yektasın darende deliksiz. ben o deliğin matkab-ı ihtiyaçtan kemiksiz.

Niyetim açizane-i taciz etmek değil ; bilakis efkar-ı umumede Naçizane bir sikiş teklifidir.Vereceğiniz her müspet cevap harabe-i sikimin dermanı olacaktır.

Adamın biri araba almak için galeriye gitmiş,, alamayınca kan kaybından ölmüş.

Bu güzellik, bu zeka, bu akıl , hele şu anlam dolu gözlerin büyüsü. Allah bütün güzellikleri bir yerde toplamış. Neyse kendimden çok bahsettim senden ne haber.!?

Amerikan üroloji üst kurulunun yaptığı bir araştırma sonucu sex hayatında başarısız olan insanlar mesajları okurken telefonları sağ ellerinde tutuyorlar.

Bu mesaj özel bir frekansla gönderilmiştir, zekilerde hafıza kaybı, aptallarda kısa süreli körlük, ibnelerde ise bir anlık gülümseme yapar.!!

Şu anda her 100 kisiden 35'i uyuyor, 10'u yemek yiyor, 25'i çalışıyor, 15'i sex yapıyor, 10'u araba sürüyor 4'ü ders çalışıyor bir tane salakta elinde telefon sms okuyor.

Güçlü kolları ile beni koltuğa oturttu, üstüme abandı, eline aldığı kocaman aletini ağzıma soktu, çok canım yandı ve ağzımdan kanlar akıyordu; ama çürük dişimi sonunda çekmişti.

Yürü bire ehli deve endamını göreyim, sensiz geçen günlerin ecdadını zikeyim, ben mecnun muyum ki bir _m için çöllere düşeyim. Leyla'yı da zikeyim seni de zikeyim.

Erkekler araba gibidir. Dikkat etmezsen altında kalırsın.

Galata kulesinden attım fesimi.Eyyy fani insaf et değdireyim tepesini.Değdirirsem tepesini itelemem gerisini. İtelersem gerisini, keserim nefesini.

Üfff yavrum, anam, yalarım, yutarım, döşerim.. Sayın abonemiz lütfen ürkmeyiniz bu Telsim 'in motivasyon mesajidir, biz buna cep-to taciz diyoruz. Belki başkaları da bu uygulamaya başlar ha ne dersiniz fena olmaz değil mi?

Aslı'yı sevdi KEREM . Aslı için dağları delerim dedi KEREM. Aslı vermedi bir kerem Ben böyle aşkı sikerem :))

Ey Fuzuli bir _m için düştün gurbete _m derindir _m serindir sefa verir millete. Ye kebabı iç şarabı vur karpuz gibi göte sen bu kafayla sikime gidersin cennete.

Bir Daha Kumar oynamayacağıma Bahse girerim;

Temel ile Dursun Trabzonda KAZI yapıyorlarmış. Kaz ölmüs.

Bütün bisikletlere bindim, Bisan a binemedim..

En iyi motor kadınınkidir. Çünki her pistona uyum sağlar kendinden yağlamalıdır.Ve her ay düzenli olarak

türkiye abye girerse

.. Serbest dolaşım çıkar . İyi bir eğitimi ve geçerli bir işi olmayanların hepsi (İpini koparanlar) çil yavruları gibi Avrupa'nın dört bir yanına dağılır .
2.. Hide Park'ta Türk usulü piknik yapar. (5 aile, 28 çocuk, kamyon, kebap, rakı, çiğ köfte, pijama, atlet, ip, top, tüp, çaydanlık, buz kabı, karpuz, tavla, okey, haşlanmış yumurta ve patates, pet şişe, naylon poşet, arabesk, gürültü ve kavga)
3.. Versailles Sarayının önünde seyyar satıcılık yapar.(Salatalık, lahmacun, simit v.s.)
4.. Wembley stadyumunun girişinde seyyar köfteci açar.
5.. Çocuklar trafik ışıklarında cam siler, mendil satar.
6.. Metro istasyonu girişlerinde kokoreç yapıp satar. Sakatat yasağını takmaz. Kolluk kuvvetlerinden koşarak kaçar. Kaçamazsa rüşvet vermeye çalışır.
7.. Lourvre müzesinde kapkaççılık yapar.
8.. Chapms Elises Bulvarı'nda düğün konvoyu yapar.
9.. Çeşitli alanlarda mafyalar oluşturur. Devlet arazilerini Türklere satar.
10.. Mafyadan aldığı arazilere gecekondu yapar. Gecekondularda inek, koyun, tavuk ve kaz besler. Kurduğu mahalleyi kurtarılmış bölge ilan eder.
11.. Yere tükürür. Kendini uyaran vatandaşı döver. Yakalandığında ise polise sürekli "abi !" diye hitap eder.
12.. Galatasaray Avrupa kupalarında başarı elde ettiğinde kutlama konvoyu yapar. Havaya ateş açar ve birkaç Avrupa vatandaşı için "Kim vurduya" tur ayarlarlar.
13.. Sanki asırlardır oradaymış da diğerleri yeni gelmiş ve kendisini rahatsız ediyormuş gibi davranır.
14.. Bir fast food'da yanındaki kız arkadaşına baktığından şüphelendiği adamı döver.
15.. Yenebilecek her şeye içinde domuz eti oluğu şüphesiyle bakar.
16.. Avrupalı tüm kadınlara şırfıntı gözüyle bakar ve günde 25 kadına sarkıntılık eder. Sonunda Avrupalı zannettiği bir Türk kızının ağabeylerinden dayak yer. Yaraları iyileştikten sonra aynı kızla çıkmaya başlar.
17.. Kızlar bir Avrupalı ile evlenebilmek için kırk takla atar. Babaları izin vermeyince evden kaçar. Babaları polisi arar. Kız 18 yaşından büyük olduğu için polis babayı pek sallamaz. Baba kendi işini kendi görmek ister ve herifin kardeşini öldürerek kan davası çıkarmaya çalışır.
18.. Arabasıyla caddelerde turlarken İbo'nun kasetini yüksek sesle çalarak kız tavlamaya çalışır.
19.. Evde bulgur pilavıyla beslenmeye çalışır ve tüm imkanlarını bir Mercedes sahibi olmak için seferber eder.
20.. Türkiye'ye gelip geri dönerken bir minibüs dolusu besin maddesi götürür. Sucuk ve pastırmaları halk sağlığına aykırılığı nedeniyle gümrükte terk eder. Terk etmeden önce iki saat süreyle arbede çıkarır.
21.. Seyyar lahmacun sattığı mahalleye servis yapan pizza dağıtıcısını döver. Olaya polis karışırsa başka bir gün tüm aşiretiyle gelip pizza dükkanını dağıtır.
22.. Kurban bayramlarında kamuya ait yerlerde kurban keser. Kan gövdeyi götürür.
23.. "Yok canım abarttın. Şu anda yurt dışında olanlar bu saydıklarının çoğunu yapmıyorlar ki" diye milletini savunanlar, o günler geldiğinde Türklerin Avrupa'da kanun, kitap dinlemeyecek kadar çoğunluk olacağını göz ardı ederler.
24.. Türkiye'nin nüfusu 16 milyona İstanbul'un nüfusu 1 milyona düşer. Refah seviyesi ve toplumsal kalite son haddine kadar yükselir. Kimse kimsenin malına, namusuna yan gözle bakmaz. Türkiye'de kalmış olanlar, dini bayramlarda ve yaz tatillerinde Avrupa'ya kaçarak Türkiye'nin sakinleşmesini beklerler.
25.. Türkiye'de eğitim seviyesi %98 üniversite düzeyine yükselir. İşsizlik kalmaz. İşçi ithaline başlanılır. Çevre kirliliği sıfıra düşer. Sanat ve kültür yurdun her köşesine yayılır. Arabesk sanatçıları iş alanlarını Avrupa'ya kaydırır. Turizm patlar.
26.. Ülkemiz temiz, sakin ve yaşanası bir memleket olur. Siyasi tartışmalar konuşma platformunda kalır.
27.. Hayal gücü iyi çalışan okuyucular bir bu kadar daha madde üretir.

Yaaa ! Dostlar . İşte böyle . Bundan sonra kimse "Biz Müslüman bir ülkeyiz; Avrupalılar bu yüzden bizi AB'ne almıyorlar" ya da "Türkiye'de demokratikleşme sağlanamadı; onun için giremiyoruz AB'ne" savunmalarını yapmasın . Çünkü alakası yok . İşte yukarıda sayılan maddeler yüzünden giremiyoruz AB'ne. Onlar yeni bir İstanbul olmaktan korkuyorlar . Kendi milletini tanımayan bazıları da hemen işi siyasi ve dini nedenlere dayandırıyorlar. "Yahu bir beceremediler şu AB'ne girmeyi" diye siyasetçileri suçluyorlar. Zavallı siyasetçi ne yapsın. Eldeki malzeme bu. AB'ne girer miyiz, girmez miyiz bilinmez ama fırsat bu fırsat, Avrupalılar Türkiye'deki bazı aksaklıkları gidermek için türlü şartlar sürüyorlar ortaya. Devlet seviyesinde çözülmesi gerekenlere eyvallah. Elbet çözülür ama ya bireyler ? Yani yukarıda anlatılanlar. Onu çözecek babayiğit ne Türkiye'de var ne Avrupa'da. Yoksa AB adam olana çocuk oyuncağı

İlk Türk Uzaya Çıkınca

 
İlk Türk Uzaya Çıkınca
 

İlk Türk uzay adamı (artık astronot mu denir, kozmonot mu denir,
uzay fatihi mi denir bilinmez) uzaya çıktığında atılacak olası gazete
manşetleri

- Kendimizi aştık...
- Bekle ay geliyoruz...
- Galaksi galaksi duy sesimizi, işte bu Türklerin ayak sesleri!..
- Uzaya kapak attık...
- Artık biz de uzaylıyız
- Türkler uzayda
- Türk'üz doğruyuz uzaylıyız...
- Bu bizim için büyük, insanlık için küçük bir adım!

Gaza gelmiş bazı gazete başlıkları

- Alemin kralı geliyor..
- Bekle bizi İngiltere..
- Uzay tamam sıra güneş'te!
- Bekle bizi Samanyolu
- Marslılarla Türkler arasında genetik bağ bulundu!

Star - Açın mekiklerimizin önünü! durduramazsınız...
Hürriyet - Uzanlara rağmen...
Milliyet - İstikbale eriştik (yanda üzerinde oynanmış bir Atatürk
resmi, yanında mekik)
Sabah - İlk biz duyurmuştuk..
Zaman - Ve mümin uzayda
Türkiye - Allah'a şükür..
Vatan - İşte Hezarfenin torunları.
Bulvar - Uzaya da girdik yada milli olduk
Star - Uzayın ulen
Hürriyet - Aydın doğandan Türk astronotlara jest
Akit - Uzayda duyulan ezan sesi
Sabah - Aydın doğandan büyük şantaj
Şamdan - Marslı erkeğimin geyşası olurum
Bulvar - Ay fena oluyorum
Star - Güneş ufuktan şimdi doğar yürüyoruz uzayaaaa
Star - Welcome to space

Spor sayfasının manşeti..

Hürriyet - Fenerbahçe rüya takımı kurdu..
Fanatik - Uzaylılar da Fenerbahçeli mi?
Fotomaç - Bir gün her uzaylı fenerli olacak
Milliyet - Uzay Fener'e dar gelecek..

Köşe yazarı başlıkları..

Oktay Ekşi - Marslılara savaş açalım..
Ertuğrul Özkök - En pahalı mars şarabını içtim..
Erman Toroğlu - N'aber hıncal bak gönderdik çocuğu uzaya..
Nihat Genç - Uzaylı olmanın topluma negatif etkisi..
Hıncal Uluç - TK00XV2 plakalı uzay aracı'nın sorumsuz astronotu..O
ne dönüş öyle kardeşim ?
Emin Çölaşan - Uzay mekiğinin yapımı için neden iki firmadan teklif
alınmadı ?
Bekir Coşkun - Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete..
Ahmet Altan - Astronotları çıldırtan kadınların öğleden sonraları
ten kokusu ne ola ki ?
Ayşe Arman - Yine evleniyorum..
Turgay Şeren - Ben geçen haftaki yazımda belirtmiştim..
Haydar Dümen - Aktif seks uzayda olmaz.
Haşmet Baboğlu - Uzayda mı olmak, dünyada mı olmamak konusuna dikkat
etmek lazım..

Yabancı basından başlıklar..

Washington Post : İnsanlı ilk Türk uzay aracı astronotu almadan
uzaya çıktı..
Le Figaro : Astronotlar arasında hiç Kürt yok....
Die Zeitung : Verhaugen : 'Büyük başarı, eğer mekiği sağ salim
indirirlerse, 2034'de müzakerelere başlarız' dedi..
Die Welt : Aya gitmesi gerekirken mars'a yönelen insanlı ilk Türk
uzay aracı İstanbul üssünün yardımıyla Jüpiter'e indi..
Corierra Della Serra : Incedibile..Berlusconi, Türk Astronot'un
çocuğunun sünnetinde kirve olacak....
Elefteros Rimos : Yunan hükümetinin büyük hezimeti...

Time : Türk astronot uzayda yaptığı mangal keyfi sonrası söndürmeyi unuttuğu kömürler yüzünden uzay mekiğini yaktı.